Akça - Ağcalılar
Algu
Arıca
Bilici
Ünal ve Boyraz
Demir
Doğan
Ekici  ve Yıldız
Erdoğan - Yılmaz
Ergül
Görgülü - Göktaş
Güngör
İnce Arif :
İnce ve - Şimşek (Ağcalılar)
Kavak
Karasungur
Kocaer
Korkmaz
Seçkin -/- Köken
Serçe
Veli  Şahin - Ağcalılar
Şahin Şevket - Ziya Şahin
Taşkın
Tunç
Uğur
Bölgedeki Diğer Yerleşim yerleri :
Acerkıraç yerleşim yeri :
Acıpınar Mevkindeki yerleşim yeri :
İn mevkisindeki eski yerleşim yeri :
Fotograflarla Burunören
Eski Konutlar - Evler
Sonradan yapılan konutlar:
                                  KÖYÜN  ADI  NEDEN  BURUNÖREN .. ?

Burunören adının kelime anlamını iyi  anlamak için,  önce bitişik olan iki  kelimenin ayrı ayrı  anlamlarına  bakmak lazım. O  zaman gerçek anlamı daha iyi anlaşılır. Bu  iki  kelimenin bir araya gelmesiyle oluşan ve öztürkçe olan Burun ve Ören kelimelerinin ortak adıdır. Burun kelimesi  herne  kadar canlıların koku olma organı olarak bilinsede, burada kara  parçalarının  akarsu  ve  denizlere olan girintilerine verilen ad  anlamındadır. Viran kelimesinin Türkçe anlamı ise, ören olmuş , yıkılmış ve harabe  anlamındadır. Bu iki kelimenin ortak anlamı ise;  Kızılırmak içine doğru uzayan kara parçası üzerinde kurulmuş ve ören kalmış bir  köy  anlamında- dır. Burunören’de yaşayan köy halkının dedeleri buraya gelip yerleştkleri zaman bugünkü köyün yeri için değil, bu adı  ve  benzet- meyi köyün yukarısında  bulunan  Acerkıraç mevkindeki  eski  harabe  ve  yıkıntı  köy  için söylemişler. Bugün kü  köy  ile bu  eski yerleşim yeri arasında ise takriben sekiz yüz metre mesafe vardır. Yani oradan aşağıya Kızılırmağ’a yakın  bir  yere  yerleşmişler. Önceki tarihlerde bu yerleşim yerinde yaşamış millet  ve  toplumların  buralara  ne isim verdiğini, bundan önceki adını bilmiyoruz. Eski kayıt ve arşivlerdede rastlanmadı. Tek bilinen Cumhuriyet öncesi Osmanlı devleti zamanındaki  kayıtlarda  Burunören  köyü’- nün adının  Burunveren  ve  Burunviran olarakta  geçtiğidir.

Osmanlı Devletinin 1530 yılında yaptırdığı tahrir defterlerinde Anadolu topraklarında bilhâssa Yörük  ve bir  kısım  Avşar  topluluk- larının ikâmet ettikleri sayılamıyacak kadar küçük yerleşim yerlerinin adının “ viran „ veya “ören „ olarak sıkça geçtiği görülmek- tedir. Bunların başında genellikle Çukurova bölğesi, Maraş, Amasya, Çorum ve  Bozok  sancakları ( Livaları )  bunların  başda  gel- mektedir. Buradan şu anlâmı çıkartmak gerekiyor. Aynı bölğelerde yaşamış bu insanlar her nere gittilerse sürüp gelen  alışkınlık- larından dolayı ; o  bölğenin coğrafi  yapısına göre  Karacaviran,  Depecikviran, Alınviran, Belviran, Kesmeviran, Kızılören  ve  Hãcı- larviran gibi isimler vermişler. Bugün Yozgat iline bağlı Burunören adında bir köy  daha  vardır. Diğer taraftan asıl  ilğinç  yanı  ise; içinde yaşayan çoklarının  bilmediği ve  başka  yörelerde  Karpınar,  İğdeli,  Yerlikuyu,  Körkuyu,  Kaleköy,  Karaözü  ve  Burunören köyününde içinde olduğu  yedi  aşiretin  zamanla  konup  bugün  yaşamakta olduğu  bölğeye  yukarıdaki düşünce ve savı doğrular nitelikte olarak  « Avşar Alanı »  denilmesidir.

Sadece eski kuşaklarca ve genellikle aynı yıllarda  Corum  Alaca  ve  köyleri  ile (Bozok)  Yozgat’ın  bir çok  köylerindeki  Türkmen köylülerince bilinen bu isim ne yazıkki 1960 yılından  önce  köyde dünyaya gelmiş olsalar dahi, bugün hemen  hiç kimse ne  kendi- lerinin bir Avşar, nede köylerinin bir Avşar köyü olduğunu bilmemektedirler. Bildikleri  tek şey  Karaözü’lü  komşularımızın  yaptık- ları şakalardan dolayı kendilerini aslında aynı anlama gelen  Türkmen  olarak  tanımalarıdır. Yaşlı  insanların  anlatımlarından  köy halkından bazıları köyün içecek suyunun olmamasından  dolayıda  köye  Burunören  adı verildiğini söyleselerde bu sav gerçekleri yansıtmamaktadır. Çünkü  köyün kuruluşuna karar veren ilk kuşak, içme suyunu sorun olarak görmemişler vede o  zaman  yerle- şip yaşayan insan sayısıda azdır. Eğer o günlerde su sorun olsaydı ; zaten bütün  köylerin  boş  olduğu  o  yıllarda  başka  yörelere gider  ve  oralara  yerleşirlerdi. Buradanda  anlaşılıyor ki  köye  verilen  Burunören  adının  susuzlukla  hiç bir  ilğisi  yoktur.

Doğup büyüdüğümüz Burunören köyünün  ören (viran)  kaldığını  hemen  her  yaşlı  kadın  ve  erkekten  dinleyerek  büyüdük  vede görüp şahit olduk. İlk olarak bir kaç hane olarak gelip yerleşen bu köy; aşama aşama önce mezra daha sonra, artan nüfusuyla bir zaman sonra köy olmuş.Fakat ülkede bitmek, tükenmek  bilmeyen  savaşlar  nedeniyle zaman  içerisinde  genellikle  erkek nüfus yok olup gitmiş. 97 harbi olarak bildiğimiz Osmanlı - Rus savaşı sonrasındaki onu takip eden yıllarda erkeklerin ;  Yemen,  Filistin, Fas, Trabulus Garp savaşlarında ve arkasından başlayan Kurtuluş savaşı nedeniyle seferberlikte hepsinin şehit olup, çephelerde kalmasından  dolayı,  gerçektende   hepsinin  ocağı  “ Kör„  köyleride Ören  olmuş. Bu   yetmiyormuş  gibi  bir de  bunların  üzerine eklenen çaresi bulunamıyan bulaşıcı hastalıklardan  ölen  kadın  ve  çocuklardan  dolayı  köyün  nüfusu  hızla  azalmıştır.

1925 yılına kadar son elli - altmış yıl içerisinde Burunören köyünde yaşayan insanların çeşitli nedenlerden dolayı azalmasıyla, çok sayıda hane (ev) sahipsizlik nedeniyle  yıkılıp  adına  uygun  olarak  ören  olmuş;  savaş  sonrası  Burunören  çoğunluğu;  kadın  ve çocuk lardan oluşan kimsesizler, boynu  bükükler  ve  çaresizlerin  beraberce  yaşamaya  mecbur olduğu bir köy haline gelmiştir.
Tarlasında,  bağında, bahçesinde  yaşlı erkek, dul kadın ve öksüz çocukların karınlarını doyurabilmek, yaşamak için anası, bacısı ve küçük kardeşleriyle beraber  yıllarca  mücadele  etmişlerdir. Daha  sonraki  yıllarda  dullar beldesi  haline  gelip,  azalan  nüfus nedeniyle bol tarla ve arazilere sahip olan Burunören köyü,peşi peşine devam  eden  savaşlardan  kurtulup  gelen  veya  savaştan firar edip  kaçıp  gelen  yakın  köylerdeki  erkekler  tarafından, babalarından kalan malları üzerinde ziraat etmek, o mülklere sahip olmak için akına uğramıştır. Bunların hepsi köylerini  terk  ederek evlilik yapıp içgüveği olarak evlendikleri  dul  kadınların  babala- rından veya kocalarından kalan Burunören’deki evlerine yerleşmişler. Bu evlilikler sonuncu 1960 lı yılların  başlarına  kadar çoğa- lan nüfus nedeniyle yapılan bir ilkokul kafi  gelmemiş, köyün  çocukları  ek  sınıflarda  veya  boş  köy  evlerinde  öğrenim  görmeye mecbur olmuştu.

Burunören köyü savaş sonrası ençok nüfusu 1965 yılında  barındırmıştır. Nüfus  sayımına göre 397 kişi olan bu  sayı , otuzbeş  yıl sonra sadece 93 kişidir, fakat daha sonraki yıllarda Burunören köyü fakir halkın başka  yerlere  iş bulup çalışmak  için  köyü  terk etmesi neticesinde ne yazıkki yine adına uygun bi r şekilde ören kimliğine bürünmüştür. Hani bir atasözümüz varyaa....                      '' KARGAYA YAVRUSU ŞAHİN GİBİDİR '' diye. Adı Ören' de olsa,  viran'da  olsa  orası  bizim  köyümüz.


Köye ilk yerleşen kabileler :