Semah Dönenler :
Köy Camisi :
Doğum ile ilðili inanmalar :
Ölüm ile ilğili inanmalar :
Gökyüzü ile ilğili inanmalar :
Günler ile ilğili inanmalar :
Hayvanlar ile ilğili inanmalar :
Bitkiler ile ilğili inanmalar :
Nazar ile ilğili inanmalar :
Kaynaklar
 

Türk' lerin eski inanç ve ibadetleri :

Tarihi eski büyük milletlerde olduğu gibi, zengin ve geniş köklü  bir  tarihi  olan Türk’lerde de  mitolojik  materyallerin  çok  olduğu görülmektedir. Yüz yıllar boyunca, gerek Orta Asya’da, gerekse  göç  sonrası  geçip geldikleri  yerlerde, yayılma  ve  yurt  edinme savaşları  başlatan  ve  o  bölğelerdeki  milletler  ile  temas  ve  yakınlaşmaları  ile  o  milletlerin  kültür  ve dinlerinden dolayı Türk mitolojisine bir takım sızıntılar olmuştur. Bu sızıntıların izlerine Çin’liler, Hint’liler  ve  İran’lılar  ile temas halinde bulunan Göktürk - ’ler ve Uyğur’lar da  rastlanır  ken güneye  doğru  ilerleyen  ve Arap’lar ile  karşılaşan  Sümer’lerde  görülmektedir. Yukarıda  yani küzeyde  yaşayan Altay’lılar, Yakutlar  ve  Kırgız’ larda  her  hanği  bir  etkilenme  görülmezken  o  yörede yaşayan milletlerin Türk mitolojisinden çok şeyler benimsedikleri görülür.

Yer yüzünde yaşayan bütün millet ve toplumlarda olduğu gibi  Türk  milletininde dünyada  yaratıldığı  var  olduğu  günden,  bugüne kadar geçirdiği zaman içerisinde, inandığı dinler olmuştur. Ben  burada  bugün kü  inanç ve ibadet  şekillerine  değinmeden önce, yüzlerce yıl önceki Türk inaçları ve Türk Mitolojisindeki yaradılış ile ilğili inanaç ve efsanelerine, kısacada olsa değinmenin yararlı olacağını sanıyorum. Türk’lerin  tek  tanrılı  bir dini  kabul edinceye  kadar  taşıdıkları dinlerden; Totemizim, Animizim ve Naturizm gibi kurucuları olmayan ilkel dinler; hayvanalar ve bitkilere verilen kutsal  değer  ve önem ile birde insan ruhuyla büyük varlıklara, büyük olaylara, gösterdikleri sayğı ve hayranlık sebebiyle ortak bir inanç halinde Türk’lerinde iç alemlerinden doğmuştur.

Budizim, Manahaizm, Taoizim ve Lanaizim gibi kurucuları olan dinler ve mezheplere gelince burada; türlü sebeb ve olaylar yaban- cı milletlerden kaynaklanarak zaman zaman Türk’ler arasında da yayılmıştır. Ancak bu yabancı  dinler  yayılırken  eski  Türk’lerin inançlarından biri olan Şamanizimin etkilerini görmek mümkündür.

Türk kozmogonisinde dağlar, taşlar, topraklar ve karadan önce yalınız  su alemi  vardır  ve  su  bütün  dünyaya  kaplamıştır. Türk Kozmogonisinin çevrelediği bu su, Brahma dininin ana kitabı olan  Veda’ların,  Rige Veda bölümünde görülür. Eski ortaasya Türk’ lerinin  ateşe  gösterdikleri   üstün   sayğı  Zerduşt  tarafından   kurulan  Mazdaizim’in  temelindede   yer  alır. O  halde  Türk’ lerin taşıdıkları dinler; Totemizim, Aninizim ve Naturizim gibi Politheit’s  veya  Mazdaizim, Manihaizm  ve  Şamanlık  gibi  Dualist  dinler- dendir. Burada Poliytheist dinlerde çok  tanrılar, Dualist dinlerde  ise  karşılık  birbirine  zıt  iki  küçük  tanrı  görülür.  Buna  karşın Şamanizmde ise; gök ve iyilik tanrısı Ülgen  ile  yeraltı ve  kötülükler  tanrısı  Erlik Haan’a karşı  karşıya gelir. Burda ilk Türk  cedti olan Kara Han, Ülgen ile temsil edilirken, başka tanrılar ikinci planda kalmıştır. Türklerin bu  kadar  çok çeşitli  din  kullanmaların- da  tabi ki  bazı  nedenler vardır. Bunların  başında  yayılma, hükümet  kurma, çökme, göç  etme  ve diğer milliyetlerden  olan  insanlar ile kaynaşarak beraber  yaşama  geçmeleri  başlıca  nedenlerden  sayılırken, Çin, Hint ve İran gibi din kültürü sağlam ve kuvetli olan, komşularındanda etkilenmişlerdir .

Türk boylarından Altay’lılar, Yakut’lar  ve Çuvaş’ ların  bir  kısmı  ise Animist, Naturirst  ve  Şamanis  kalırlarken VII. yy. dan  sonra Şamanlık zayıflamış ve Budist dinine  girmişlerdir. Tukiyu’ler  önce  Şamanistken sonra Budizmi benimsediler. Göktürk’ lerde VI. yy.dan sonra Budizmi seçtiler ve Bilğe Kaan’da bu dini kabul etti. Bu  inanç  yukarıdada  belirttiğim  gibi, İmparatorluk çökünceye kadar devam etmiştir ; fakat bu din şehirlerde yaşayanlar (Sosyal ve ekonomik durumu iyi olanlar ) ve Hakan ve çevresindekiler kabul etti. Cengiz Han sülâlesinden Kubilay’da koyu bir Budisti.

Türk’lerde çeşitli dinleri en çok taşıyan Uygur’lardır.Uygurlar önceleri Şamanistken sonraları çeşitli dinlere  inanmışlar  ve  arala- rında bu dinler hızla yayılmıştır. Uygurlardan yetişmiş olan Yuğurlar Tibet yolu ile gelen Manihaiz-mi benimsemişler ve İ. S 762 de Uygur Hükümdarı Buğu Teki, Manihaizmi resmi din olarak kabul etmiştir. IX. yyda Şamanis olan Kırgız Türk’leri Uygur’lara, hakim duruma gelince, Manihaizmi Türkistan’ın bütün geneline yaymak için uğraş vermişlerdir.

Sümerler ise, Altay’lılar ve Yakut’lar gibi bitki ve hayvanlardan bazılarını Totem olarak tanıdılar. Aslan, boğa ve kartal gibi hayvan- lar Sümerlerin ilk Totemleri arasında yer alır. Fakat;  daha  sonraları  Aninizm’e  ve  Naturizme  her şeyin  birer  ruh  taşıdığına  ve kozmik varlıkların, kuvetlerinin birer tanrı olduklarına inandılar. Bu inançlarına göre yer altı alemi fanilerin, gökler alemide tanrılar ve ruhların bulunduğu yerlerdir.Tanrılar ölümü yaratıklara vermiş, ölümsüzlüğü ise kendi almıştır. Her şey dünyayadır. Günahların cezası dünyada çekilirken iyiliklerin mükafatı dünyada verilir. O neden ile Sümerler ömürlerinin uzun olması için kurbanlar kesip, tanrılarına dualar ederlerdi. Sümer’ lerin bu inançları Hititler üzerindede etkili olurken Hititler Hurri dininide kabul etmişlerdir.

Elam’lılar ise;  Sümerliler gibi  dört  evreli  olan  aşamasında ( Totemizm, Aninizim,Naturizim ve Şamanlık) geçtikten sonra çeşitli dinleride Kabul  ettiler. İslamiyettin  VII. yy da  güneyden gelen Arap ordularının kanlı baskın ve işkenceleri karşısında zoraki Türk ler arasında yayılmaya başlayıncaya kadar Oğuz ülkelerinde Şamanlığın yaygın bir halde olduğu görülür. Bugün dahi İslâm’ın ağır şartlarına ve baskılarına karşın Şamanlığın  izlerine  rastlamak mümkündür. Şimdi sırası  ile  yukarıda sözü edilen Türklerin eski inandıkları dinlerinin anlam ve manalarına ilaveten diğer inançlarına kısaca değinelim.

TOTEM :
Bazı bitki ve hayvanlar insanların koruyucusu ve tanrılarıdır.O boyun ve milletin insanları , insanları o bitki ve hayvanlardan türediğine inanırlar. İşte bu hayvan veya bitkiye totem denir. İnanca göre bu hayvanın eti veya bitki yenmez, kutsal sayılır. Totemlerin resimleri evlere eşyalara, mezarlara hatta insan vücuduna yapılır. Eski bütün milletlerde Totemciliği görmek mümkündür.

ONGUN :
Türk’lerde her boyun bir kutsal hayvanı vardırki buna “On gun „ denir. Oğuz’larda; Oğuz oğullarının her birinin kendine bağlı olan Türk  boylarınca  birer  Ongun’u  vardır. Bunlar avcu  kuşlardır. Moğollar  ve  bir kısım Türk’lerde ağaç ve keçeden tanrı resimleri yapar buna ongu derlerdi. Bu ongu’ları evlerinin duvarına asar, önlerinde ibadet edip, yemekte  ilk  lokmayı ona verirlerdi.

FETİŞİZM :
Göz dolduran kıymetli veya basit taşlardan bir takım maddelerin kutsal tanınması ve bunların uğur getireceği inancında  bulunul- ması, bunları kullanırken kem gözlerden korunulacağı (Nazar değmiyeceğine inanılması)  inancı  Fatişizim esasını  oluşturur. Bu inanca göre her maddenin bir ifade ve manası vardır. Büyü dahi bunlarla yapılır. İnsan eli  ile üzeri  işlenmiş  maddelere “
fetiş „ denir. Bir takım maksat ve niyetlerle insan bunlardan bazılarını üzerinde taşır, bir yere kor, asar veya  oturduğu  yerin  bir  yerine kor. Nazar değmesin diye takılan bazı taşlar, evlere asılan iğde dikenleri, sarmısak, hatta nişansız siyah  tavuk  kanı  ile  yazılan muska lar, nazar değmiş diye inanılan birisi için kurşun  dökmeler, domuz  yağı  sürmek  sarılık  var diye  deve sidiği  içirmek  ve büyü yapmak ne kadar değişikliklere uğratılıp  uygulansada Fetişizimin  kendisidir;  fakat daha sonraları bazı putların  bu  taş  ve ağaç eşyaların üzerine işlenmesiyle biraz daha şekil değiştirir. Köyümüzde olduğu gibi Anadolunun bütün köylerinde hala Fetişizim’in izleri vardır.

Türklerin eski inacları ve Tanrıları :