Burunören köyünde yaşayan
köy halkının hepsi Türk kökenli olup, konuştukları dil öz Türk’cedir. Anadolu topraklarına sahip olan Selçuklu’lar Farscayı kullanmaya başlamışlar ve Osmanlı devleti zamanında ise İslâm dininin etkisi ile hızla Arapca
konuşulmaya başlandı. Anadolu’ da Arap
ve Farsca dillerin hızla yaygınlaşması
ile ortaya Türkçe karşımı, Arapca ve Farsca karışımı
Osmanlıca olarak diğer batı dillerinin
karışım ı ile yeni bir dil ortaya
çıktı. Onun içndir ki Anadoluda kurulan Selçuklu Türk devleti kuruşuşundan sonra resmi dilinin Farsa olduğunu ilân etmesi üzerine İranlılar yeni bir Fars – İran devleti kuruldu diye sevinip bayram etmişlerdir.
Buna karşın Karamanoğlu Mehmet Bey, çadırda dergâhta, Sarayda Türkçeden başka dil kullanılmayacağını halkına ilân ederken,
Aydın, Menteşe, Saruhan, Kastamonu Türkmen Beyleri de Türkçe konuşmanın yanısıra Türkçe eserler yazd-
ırıyor ve neşredilmiş önemli
eserleride türkçeye tercüme ettiriyordular. Buna
karşın, dedelerimiz kesinlikle kendi lisanlarını (dillerini) bırakıp, başka bir dil öğrenmek hevesine kapılmamışlardır.
Arapca, Farsca ile karışık olan Osman- lı’canın
bağda, tarlada ve dağlarda işlerine
yaramıyacagını düşünmüşlerdir. Fakat
atalarının İslâmiyeti kabulü ilede Arapcadan bazı kelimelerin bugün konuştugumuz dilimize karışmasınada mani olamamışlardır.
Burunören köyüne ilk gelip yerleşen atalarımız, Burunören’e
iskân etmeden, önceki yaşadıkları
yerlerde beraberce yaşadıkları insanların konuştukları farklı Türkçe ve Türkçe konuşurken kullandıkları şive ve lehçelerden çok azda olsa etkilendikleri
görülmektedir. Köyümüzün yaşlı
olan insanlarının kullandıkları dil, hiç bir değişime uğramadan 1960 lı yıllara
kadar herkes tarafındanda kullanılmıştır. Cumhuriyettin
ilanından sonra Türkiye’de başlatılan
milli eğitim seferberliğine köyümüzde büyük ilği duyulmuştur. Fakat köyde okul olmadığı için
fazla ilerleme olmamıştır.
1952 yılın- dan sonra köyde okuyup
yazması olanlar ile okullara gidenlerin
sayısının artmasına paralel olarak, 1955 yıllarında Radyo ve 1970 yıllarında köyde Televizyonun hızla yayılmasıylada
konuştukları dili güncelleştirmeyi
bilmişlerdir. Diğer taraftan gönüllerinde yaşattıkları ve büyük ilği duydukları çok net Türkçe kullanan halk aşıklarından ve halk ozanların-
dan, Pir Sultan Abdal, Karaca Oğlan, Dadaloğlu,
Aşık Veysel ve Aşık Mahzunî
Şerif
gibi bir çok kişilerin sazlarının
etkileyici seslerine eşlik eden , öztürkçe
olarak söyledikleri türkülerinden faydalanmışlardır. Bugün
köyümüz insan larının eskiye nazaran
şive ve lehçe farklarını ortadan kaldırıp bilhassa gençlerin çok güzel türkçe konuştukları görülmektedir.
Burunören ile çevresindeki Karpınar, İğdeli, Körkuyu, Kaleköy ve
Yerlikuyu köylerinde konuşulan Türkçede kelimeler aynı anlam ve mana ile kullanılırken Osmanlı döneminde Yeni - İl sınırları içinde
yaşayan komşumuz Karaözü halkının şivesi ise dahada farklı ve değişiktir.
Karaözü ile ilğili araştırmalar yapan Karaözü’
lü araştırmacı ve yazarlar
kitapla- rında, bizde Türkmeniz deyip kendi
geçmişlerini irdeleme arayışı
içine girselerde; konuştukları türkceleri, örfleri, adetleri ve kendilerine has kültürleri ile Anadolu
topraklarında yaşayan insanlara yakın, misafir perver
ve sıcakkanlı Türkmen’lerin hiç birine benzememektedirler.
Bu yönden kendilerini iyi teşhis etmiş olmalıdırlarki; zaten Karaözü’nün kendi halkıda bunun
bilincinde olup, Osmanlı ağzı ile kendilerininde Türkmen olduklarını unutup, bizleri Türkmen diye bayağı kendilerince
küçük görme kompleksi içine girmektedirler. (Halbuki burada saymadığım diğer çevre köylerde yaşayan
insanlarda aynı Türkmen boylarından
olup, aramızdaki fark konuşurken bazı
kelimeleri değişik olarak kullanmaktır. Diğer yönleri ile aramızda herhenği bir fark yoktur.)
Burunören ve çevresi köylerinde konuşulan Türkçe’de sözcüklerin başlarına gelen “K „ harfi bu güne kadar “G „ harfi gibi söylene gelmiştir. Meselâ :
Kız
- Gız
Kamyon - Gamyon
Kayseri - Gayseri
Karpuz
- Garpuz
Kalem - Galem
Kadı
- Gadı
Kara - Gara
gibi söylenirken R harfinin yerinede I harfi kullanmışlardır.
Razıya
- Irazıya
Rakı
- Irakı
Radıo - Iradıyo
gibi sözcüklerde olduğu gibi. Yalınız unutmamak gerekir, konuşurken cümlede kullanılan sözcüklerdeki harflerin, söylenişlerinin değişik olması, o kelimenin manasının değişeceği anlamına gelmez.
Diğer taraftan kendine özğü bir konuşma biçimi olup Anadolu’nun diğer bölğelerinde Kayseri ağzı, veya Kayseri’li dili olarak tanınan ve güldürü ustalarının tiyatro sanat eserlerine konu olan ayrı bir özelliğide vardır. Birkaç örnek vermek gerekirse ;
Nörüyon .. ?
- Ne yapıyorsun ?
Nire gidiyon ..?
- Nereye gidiyorsun ?
Gadanı alıyım..
Abooo...!
gibi kurulan cümleler ve kullanılan cümlelerden birer örnektir.
Türkçe konuşurken kullandığımız dil , Cumhuriyetten sonra Türk Dil Kurumunun düzenlemesi ile yapılanmasından sonra günümüzde genç nesil tarafından oldukca düzğün bir şekilde konuşulmaktadır. Her ne kadar değişik şekillerde konuşulsada anlam ve manaları gayet açık ve herkesin anlayacağı şekildedir.
Ben burada Burunören ve çevre köylerde yaşayan insanların konuşurken kullandıkları
deyim- lerden ve bugün artık kullanılmayan bazı manası sözcüklere değinmek istiyorum.