Memur  İstatistikleri :
Üniversitelerde  okuyan öğrencilerimizin  listesi  :
Doğum ile ilğili adetler
Ölüm ile ilğili Adetler :
Halk ilaçları :
HALAYLARIMIZ - Filimler
SAYA GEZMEK
Erişte Kesmek
Bulgur Kaynatmak
Yufka Ekmek Yapmak
Yarma Hazırlamak
Bağ  Bozmak
FARFANE OYNAMAK
Bahattin Tunç :
Eyüp Görgülü :
Halil Tunç :
Haydar Erdoğan
Hüseyin Ergül
Musa Şimşek ve Bektaş
Nergiz  Görgülü
Yakup Tunç :
SÖZCÜKLER :
DEYiMLER :
ATASÖZLERiMiZ
BiLMECELER :
 

Kültür - Şiirler

Diğer köylerde olduğu gibi Burunören köyündede kültür amaçlı her hangi bir dernek  veya  kuruluş  yoktur. Nedeni  köy  nüfüsunun  çok düşük olması ve kültürel çalışmaları yapacak kişilerin işleri ve meslekleri gereği, Türkiye’ nin diğer  yöreleri  ile  yurtdışında  yaşamala- rından kaynaklanmaktadır.

Anadolu’da köklü bir Kültür yapısına sahip olan Türkmen boylarından olan Atalarımız eski kültürlerini  kayıp  etmeden olumlu ve  yararlı her şeyi rahatlıkla kabullenmişlerdir. Yalınız yıllardır yönetimlere küskün olarak, içlerine kapanık  kalmaları  ile  kentleşen  bölğelerdeki güncel sanatları öğrendikleri söylenemez. Burunören köyünün ilk temelini  atan  dedelerimiz, tıpkı  kendi  ataları  ve  dedeleri  gibi  ken- di  kafalarında  çizdikleri  köylerdeki  yaşam felsefesinin dışına çıkamamış ve kendilerine özğü bir  yaşam  biçimi  oluşturarak  bu güne kadar yaşayıp gelmişlerdir.

1950 yıllarının sonlarında en son  olmak üzere, daha  düne  kadar askeliği  haricinde  köyden  hiç bir erkek  çalışmak amacı içinde olsa mecbur kalmadıkca dışarı gitmemiştir. O yüzden büyük  kentlerde  yayılan  Kültür ve  Sanatın  nimetlerinden pek  faydalanmamışlardır. Aşiret insanları genetik yapılarından olsa gerek ataları  gibi, müzige  çok  önem  verirler. Çünkü  saz  ile  yapılan  müzik  eşliğinde bütün dertlerini ve sıkıntılarını dile getirerek, bireysel düzeylerde  kalsada, rahatlamaya  çalışırlar. Aynı  duyguları  dinleyenlerde  beraberinde yaşar. Türk boylarında, bilhassa Türkmen’lerde  bu  işi  yapanlara aşık adı verilir. Aşıklar eskiden “Kopuz „denilen bugün, çöhür, saz ve bağlama adı verilen ve üç ile sekiz telleri olan  müzik aletlerini çalarak içinden gelen duygularını dile getirirler.

Yıllarca sürüp gelen bu kültür ve görenek hala devam edip gitmektedir. Yıllarca önce  yaşamış Anadolu Türk  halk aşık ve  ozanlarınının söz ve nefesleri, yetişen nesiller tarafından günümüze kadar çalınıp söylenerek gelmiştir. Bu isimlerden  Şah Hatayi,  Karacaoğlan , Pir Sultan Abdal , Dadaloğlu, Erzurumlu  Emrah, Sadık  Baba  tanınmış  aşıklardan  örnek  olarak  verilecek  bazılarıdır. Onların deyişleri  ve türküleri günümüze kadar söylenip  gelirken;  günümüzde  yetişen çok  değerli  örnek  alınacak  Aşık Veysel  ve Aşık Mahzuni Şerif  gibi çağımıza ismini yazdıran Türkmen aşık ve ozanlarda vardır.

Yakın akrabalık bağlarımızın olduğu çevre aşiret köylerinde aşıklara özenti ve onları dinleme merakı  aynıdır. Yalınız  Karpınar  köyünde dünyaya gelen Aşık Hüseyin  Aslan ( Aşık Üso olarak  tanınır.) 1954  yılında  TRT Radyosundan  Türkiye’ ye  adını  duyuran  aşiret  adına örnek verecek tek aşıklarımızdandır. Özel eğlence, düğün ve muhabbet toplantılarında  aşıklama  düzeninde saz  çalıp,  adlarından  söz ettirenlerimizde var .  Bugün  bu  isimlere eklenecek , köyümüzde  ve aşiretimizde daha  çok  gençler  vardır. Burunören’ de  ise;  müzikle  yıllardır  ilğilenen ; Hanifi   Çinkaya  (Ö : 1957) Haydar  Erdoğan  ve Ahmet Poyraz adlarındaki kişiler olmuştur. Yeni yetişen gençler arasında saz ve bağlama çalma merakı son yıllarda giderek artmıştır. Köyümüzde edebî yönü ağır  basan  yetenekli  şiir  yazanlarımızda  vardır. Ben  burada  şiir  yazan  bu  kişilerinin  şiirlerinden  örnekler vermek istiyorum. Bunlar sırası ile şunlardır: