 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
İçme Suyu :
|
Burunören
köyü halkının içme suyu
meselesi, bugüne kadar hep en büyük
sorun olmuştur. Köye ilk gelip kazma
vuran atalarımız her nedense ; koyun, keçi
ve develerinin ihtiyacını düşünmekden,
kendi zaruri ihtiyaçlarını düşünecek
pek zamanları olmamış
olacak ki ; günlük yaşamaya alışmış
bu insanlar, geleceklerindeki yaşamlarını
ve gelecek nesille- rini pek düşünmek
istememişler veya düşünememişlerdir.
Çünkü köyün içmek için suyu
olmamasına rağmen suyu olan başka
yörelere göçüp oralarda yaşamlarını sürdürmek bu aşiretin akıllarına bile gelmemiş veya bildikleri
başka bir neden vardı belki bugün biz
bunu idrak edip nedeni bilemiyoruz. Köyde
eskiden yapılmış olan çeşmelerinin
olmayışı ister istemez akıllarda soru işaretleri
oluşturmaktadır.
Burunören köyü
sınırları içerisinde bugüne kadar üzerinde
yaşayan insan ihtiyacını karşılayacak iyi kalitede hiç bir yerde su yoktur. Belirli yerlerdeki su sızıntılarının üzerleri açılarak çukur oluşturulmuş
ve orada damla - damla biriken su içme suyu ihtiyacını
gidermek
için kullanılmıştır. Açılan
bu çukur yerlere < Çaykara
> denilmektedir. İlkbahar aylarında
bir- kaç yerde bulunan ve küçük oyuklardan çıkan su sızıntılarıda yaz ayların da
sıcakların başlaması ile sade azalıp, köylünün su ihtiyacını
karşılamamktaydı. Köylü
içme suyu ihtiyacını ilk defa bugün
bizim Hanınardı denilen yerde açtıkları
kuyu- dan karşılamış. Daha sonra Abog’un
pınarı denilen yerden ve Acerkıraç mevkisinin
üzerindeki Yukarıkuyu adı ile
bilinen kuyuyu açıp kullanmaya başlamışlar. (Burasını
köylü 1960 yıllarının başlarına
kadar
sadece çamaşır yıykamak için kullandı.) Daha
sonraki yıllarda köyün sınırları
içinde kalan araziler üzerinden çıkan
sulardan yararlanmayı denemişler, fakat istenilen
şekilde istedikleri gibi faydalana- mamışlardır.
Burunören köyün’nün içme suyu üçtepe denilen tepelerin güney kısmındanki derelerin aşağı
eteklerindeki Kayapınar deni- len mevkiden çıkar. Köy
halkı bu suyu yıllarca önce
keşfetmiş, fakat bir türlü
köye akıtamamışlar. Bir kayanın
dibin- den az miktarda sızan bu su için, önce çaykara
olarak bildiğimiz bir gölek (Çukur) açmışlar. Sızıntı sular burada birikir ve içme suyu ihtiyacı olan aileler eşeklerinin
üzerine yükledikleri fıçı
ve büyük ağaç bardaklar ile buraya kadar gelip yaz kış demeden bu sudan getirdikleri su kablarına doldurup, geri köye dönerek su
ihtiyaçlarını karşılamaktaydılar.
Secatipek
Demir Kayapınar'dan eşek üzerinde içme
suyu getirirken
Burunören köyü halkı, içme suyu ihtiyacını
yıllarca atları ve eşekleri üzerinde
taşıyarak karşılamaya çalıştı. Takii.. 1953 yılına kadar.
Yerden kayna yan su, 1953 yılında
ilk defa köylünün imece
usulü
çalışarak yer altına
çanak borular döşeyerek yaklaşık dört
kilometre kadar uzaklıktaki, Gedik denilen tepeyi
yarıp, köye kadar getirdiler. 1960 yıllarından
sonra artan nüfus sayısı ve bilinçsiz olarak döşenen su boruları nedeni
ile içme suyu yine sorun olmaya
başladı. Köylü içimi tatlı olan bu suyu akıtmak ve çoğaltmak için imece üsulü bir kaç
kez yenileme çalışmaları
yaptı, fakat her geçen yıl kar ve yağmur yağışlarının azalması oranındada su
miktarındada azalma oldu. Bunun üzerine
köy Muhtarlığı Devlet Su işlerinden
soruna çare bulunması için
girişimde bulundu. Çare olarak Körkuyu
köyü toprakları içinde Körvelet
adın- daki mevkideki suyu getirmek için çalışmalar başlatıldı.
Fakat Körkuyu köyü halkı
suyu vermek istemedi. Bunun üzerine çalışmak için oraya giden köylü ile çatışmaya girdi. Neticede Jandarmanın devreye girmesi ile ara yatıştırıldı ve Burunören köy halkı imece usulü ile su kanallarını kazarak su borularını Kızılırmak’ın içinden geçirdi.
1965 yılında tarihinde ilk defa köye yapılan iki çeşmeden su akıtıldı. Ne
yazık ki bu sevinç fazla
sürmedi. Bir kaç ay sonra bir heyelan sonucu su borularının
geçtiği dağın kayması ile döşenen
su borularıda tahrip olarak köye
gelen su kesildi. Köylü yine köye akmakta olan
eski içme suyunu kullanmaya devam etti. Bir iki yıl bekledikten sonra ikinci bir çalışma daha yapıldı. Şanssızlık bu ya.!
bu defada Kızılırmak ilkbaharda çoştu ve içindeki su borularının kırıp götürdü. Bu durum köylüyü yine eski suyu kullanmaya mecbur etti.
Bunun
üzerine, gelişen teknelojiden faydalanmayı
düşünen Almanya’ da çalışan
köylülerden bir gurup, köye
tazikli su getirmek için Almanya’ da ilk çalışmalarını
1978
yılında başlattılar. Mehmet Ekici,
Haydar Erdoğan, Zülfikar Doğan,
Ahmet Kocaer, Mehmet Demir ve köyden
Duran Şahin’ in bir yıllık
bir çalışma neticesinde Öteyüz
mevkisindeki Ali Doğan’a ait tarlaya açılan
kuyudan çıkartılan su, Acerkıraç
mevkisindeki Haydar Erdoğan’ a ait olan
tarlaya yapılan ana depoya pompalandı. Kullanım alanlarından yüksekte
kalan bu depodan köye taz- yikli olarak abone olan ondört aileye ( eve ) 1979 yılında su verildi.
Böylece köyde ve çevre köylerdede değil, bütün Türkiye’de ilk defa örnek bir çalışma yapılmış oldu. Evlere alınan tazikli bu su ile bu suyu kullanan evlerinin bahçesi sebze ve meyva ağaçları ile yeşillendi.
Daha sonra esinlenerek bir kaç
kişi aynı yöntem ile evlerine
su getirmişlerdir. 1994 yılında köylü
ayrıca müracaat edip ; Karaözü’
den Kaleköye giden içme suyundan köyede
getirip her eve içme suyu olarak
dağıtmıştır. ( Köyde su kullanımı sayaçlara bağlı
olup ücretlidir.)
|
|
|
|
Akarsuları :
|
Burunören köyü toprakları içerisinde çıkan akarsu yoktur. Fakat Sivas’
ın Kızıldağ' dan çıkan
Kızılırmak, küzeyden Kara- özü istikametinden
gelip, güneye Üzerlik köyü istikametine
doğru akıp
gider. Bu akarsudan köylü faydalanmayı
deme- mişsede, yaz ve kış mevsiminde yer değiştirmesinden dolayı faydalanamamıştır.
Burunören
topraklarından geçip Kızılırmak’
ğa dökülen başka bir akarsu
(Buna çay demek yerinde olur.) Sarıoğlan
ilçesi topraklarınndan geçip geldiği
için bizim Sarıoğlan suyu dediğimiz
Kesdoğan çayıdır. 1926 yıllarında bugün bizim hanın altı dediğimiz yerin hemen
altından, daha iyi anlaşılabilmesi için Zülfikar
Doğan’ ın evinin 100 metre aşağısından
akıp ileride Kızılırmak’ a karışırmış. Bugün
geçtiği yer dahi belli değildir. (Oldukca
bol olan bu akar suda 1928 yılında
yaz aylarında, yıykanmak için suya giren Yusuf Hoca’nın 13-14 yaşlarındaki oğlu, bu suda akıntıya kapılarak kayıp olmuş gitmiş.) Buradanda Sarıoğlan
suyunun bol olduğu anlaşılmaktadır. Bu
sudanda gerekli şekilde faydalanamayan köylü 1961 yılında imece usulü çalışarak yukarı bucak mevkisinin başlangıcı, Yahyalı köy topraklarının
sınırıda olan yere bent yaparak ilk defa bu sudan yararlanılmaya başlamıştır.
Köyün
Yukarı bucak denen bölgesi böylece
sudan
yararlanan ekili bölge alanı haline
getirilmiş oldu. Bu nedenle bu bölğe köyün bitki ötüsünün yoğun olduğu yerdir. Genellikle kavak, söğüt, iğde ağaçları çoğunluğu oluştururken Kızılırmak’ın geçtiği
yerlerde bodur yılğın ağaçları
vardır. Bu suların geçtiği bölğelerde Pancar ekimi içinde kullanılmaktadır. |
Yeraltı Suları :
|
Burunören köyü sınırları içerisinde, yer altından
çıkan çok az miktarlarda, sadece
bir kaç yerde su vardır. Bu
sulardan- da köylü hiç bir şekilde
yararlanamaz. Çünkü
yeterli değildir. Acıpınar, İn’in yanı,
Aboğun Pınarı denilen yer, Üç
tepenin altındaki bugün Veli Şahin’in bağının bulunduğu
yerdeki Şip Şip kaya, Çayırlık bölgesindeki Acısu, Büyükdağın arka Sarıoğ-
lan tarafında kalan kısmındaki ziyaret deresinden çıkan su haricinde kendi doğa gücü ile çıkan su yoktur.
Acerkıraç mevki- sindeki köylünün su ihtiyaçlarını
karşılamak ve
bilhassa çamaşır yıy kamak için
açtığı kuyu ile
son yıllarda köyün altı dediğimiz
bölgelerde tarla sulamak
için açılan artaziyen kuyuları
bulunmaktadır. Bu kuyulardaki sular 15 ile 20 metre
yer altından, motorlar ile yeryüzüne çıkartılmktadır. Köylü bu suyu tarým için kullanmaktadır. Burunören köyü
sınırları içe- risinde
yeraltından çıkan kaynarca ve ılıca gibi
şifalı sular yoktur. |
|
|
|
Sulama Kooperatifi :
|
Köyde
1982 yılında ilk defa bir Kooperatif
adı altında, Almanya’ da çalışan
işcilerin masraflarınıı kendileri
karşılaya- rak çalışmaları ile
evlerine tazyikli su getirmesinden örnek alarak bir faaliyete başlanmıştır. Amaç Kızılırmak’dan alınan su ile köyün kıraç, sulanmayan arazilerini sulayarak yıllık
verimini artırmaktır. Devletinde desteklediği bu proje için Kavşut denilen bölgede
Kızılırmaktan su çekmek için
bir ana merkez bina
yapıldı. Bu binanın içine son model gelişmiş yüksek güçte çalışıp tazyikli su basan motorlar monta edildi. Daha sonra
bu motorların çalışması
için enerji hattı çekildi.
Her şey
yoluna girdikten sonra yine devlet desteği
ile su kanalları açıldı
ve sulanacak tarlalar daha rahat sulanması için karıklar haline getirilerek düzeltildi. Fakat su çekip basacak
motorların tüketeceği enerji masrafı, çok yüksek düzey-
de çok masrafı olduğu için, hiç kullanılamadı.
Bugün maliyeti milyarlar tutan bu girişim ne yazıkki boşa çıktı ve motorlar ile santrafişler kullanmadan çürümeye terk edildi. |
<<
BAŞA DÖN >>
|
|
 |
 |
 |
 |
|
 |